Makaleler

obezite-ve-kanser-iliskisi

OBEZİTE ve KANSER

Yapılan araştırmalarda obezbireylerde , obez olmayanlara göre yemek borusu, pankreas, kolon , rektum, meme(özellikle menapoz sonrası bayanlarda), rahim , böbrek ve safra kesesi tümörlerine(özellikle bayanlarda) daha fazla rastlanmıştır.

Vücut Kitle İndeksinde her birimlik artış kanser oluşma riskini de beraberinde arttırmaktadır. Yapılan çalışmalarda fazla kilo ve obezite, kansere bağlı ölümlerde erkelerde %14 , kadınlarda ise %20 oranında sorumlu olduğu tespit edilmiştir.

Yapılan çalışmalarda kolon kanserine yakalanan ve tedavi gören şişman bayanlarda sonuçlar, tedavi alan zayıf bayanlara oranla daha kötüdür.

devamı...
uyku

OBEZİTE CERRAHİSİ VE UYKU APNE SENDROMU

Uyku Apne Hastalığı ; uyku esnasında nefes alıp vermenin geçici olarak kesintiye uğramasıdır.

Uyku Apne Sendromunun santral, kompleks ve obstrüktif olmak üzere üç formu bulunmaktadır. En sık görüleni obstrüktif tiptir. Obstrüktif uyku apne sendromunda(OAS) solunum apne ve hipopne olmak üzere iki şekilde kesintiye uğrar.

Apnede nefes alma sırasında solunum yolu tamamen kapanırken, hipopnede tamamen kapanmaz; az da olsa bir miktar hava geçişi olur. Bu hastalarda uyku esnasında bir saat içersinde birçok kez solunum kesintiye uğramaktadır; hatta bazı hastalarda solunum 90 saniyeye kadar kesintiye uğrayabilir.

devamı...
mini-bypass

Laparoskopik Mini-Gastirik (Tek Anastomozlu) Bypass Operasyonu

Mini- gastrik bypass ta uzun ve ince bir mide oluşturulur; daha sonrasında ince bağırsakların 200. cm’ si bu poşa bağlanır(anastomoz). Operasyon kısa, basit ve güvenilirdir. Emilimi bozarak(malabsorpsiyon) ve kısıtlayıcı(restriktif) etkisi ile kilo kaybına neden olur.Kilo kaybı ve obeziteye bağlı hastalıklardan kurtulma sonuçları hasta açısından oldukça tatmin edicidir. Anastomoz yeri vücut kitle indeksine(VKİ) göre ayarlanabilir.

Mini-gastrik(omega-loop) bypass operasyonu 1997 yılında tanımlandığından beri komplikasyon oranlarının az olması ve sonuçlarının çok iyi olmasından dolayı zaman içinde popüler hale gelmiştir.Mini –gastrik bypass operasyonu gerektiğinde kolayca revize edilebilir bir bariatrik prosedürdür.

devamı...
Karaciğer Yağlanması ve Obezite

Karaciğer Yağlanması ve Obezite Cerrahisi

Karaciğer yağlanması obez hastaların çoğunda görülen bir durumdur.İnsülin direnci ve şeker hastalığı olan obez hastalarda karaciğer yağlanması, hastalığın bir sonucu olarak görülür. Fazla kilolu (Vücut kitle indeksi>25) olan hastaların %67 sinde , Obez hastaların (Vücut kitle indeksi>30) ise %94 ünde karaciğer yağlanması görülür.

Karaciğer yağlanması klinik olarak 2 şekilde ilerler:
1-Basit tip(NAFLD):Morbid obez hastaların %90 ında görülür. İyi seyirlidir.Kilo verme sonrasında kendiliğinden düzelir.
2-İnflamatuar tip(NASH):Morbid obez hastaların %13-56 sında görülür.Daha agresif seyreder. %10-15 hastada siroz, %2 hastada da karaciğer kanseri(HCC) gelişir.

Karaciğer yağlanmasının tipi kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemleri ile belirlenemez. Kesin tanı konulması için biyopsi yapılması gerekir.Bu işlemi de karaciğer yağlanması için rutin olarak uygulamak mümkün değildir.

devamı...
kitle

Obezite Cerrahisinde Hasta Seçimi

Obezite cerrahisi günümüzde morbid obezite hastalığının en efektif tedavi yöntemidir. Günümüzde cerrahi teknik ve deneyimin artması ile birlikte obezite cerrahisine bağlı komplikasyonlar azalmıştır. Obezite cerrahisinde riski azaltmada doğru teknik ve uygun hasta seçimi çok önemlidir. Obezite cerrahisinden önce belirli hastalıkları tedavi etmek ve kontrol altına almak operasyon süreci ve sonrasındaki komplikasyonları ve mortaliteyi engellemede diğer önemli bir etmendir.

Bariatrik cerrahiye uygun adayı seçmek için kullanılan kriterler ülkeye veya kıtalara bağlı olarak değişmektedir..Amerikan popülasyonunda vücut kitle indeksi(VKİ) çok yüksek olan hastalar operasyona aday gösterilirken, vücuttaki yağ değişim oranları farklı olan asya popülasyonunda vücut kitle indeksi(VKİ) daha düşük olan hastalar obezite cerrahisine aday olarak gösterilir.

devamı...
18

18 Yaş Altında Obezite Cerrahisi

Çocuklardaki obezite(şişmanlık) tanımı erişkinlere göre farklıdır.Bu tanım için yaş ve cinsiyete göre VKİ(Vücut Kitle İndeksi) persentil eğrileri geliştirilmiştir. Bu eğrilere göre VKİ’ si yaş ve cinsiyete göre 85. persentilin üstünde ise fazla kilolu, 95. persentilin üstünde ise şişman(obez) olarak tanımlanır.

- Düşük doğum ağırlığı
- Biberonla beslenmeye erken geçilmesi (anne sütünden erken ayrılma)
- Anneye ait faktörler( Sigara, şeker hastalığı, gebelikte fazla kilo alımı, yüksek VKİ)
- 3 ay ve 2 yaş aralığında fazla hızlı gelişen çocuklar
- Akrabalar arasında şişman bireylerin olması , çocuk yaşta görülen şişmanlık hastalığı için risk faktörleridir.
devamı...
safra

Safra Kesesi Taşı ve Obezite Cerrahisi

Amerikada erkek nüfusun %35 i , kadın nüfusun ise yaklaşık %36 sı obez tanımı (VKİ>30) içersinde yer almaktadır.

Morbid obez hastalarının yaklaşık %45 inde safra kesesi taşı bulunmaktadır. Bu oran normal popülasyonun yaklaşık 4-5 kat üzerindedir. Obez ve özellikle insülin direnci olan hastalarda safra sıvısına salgılanan kolesterol miktarı artmaktadır. Safra kesesi duvarında biriken kolesterol safra kesesi hareketlerini yavaşlatmaktadır. Obez hastalarda taş ve iltahap oluşumunu arttıran müsin adlı maddenin salgılanması da artmaktadır.Tüm bu faktörler neticesinde obez hastalarda safra kesesinde taş oluşma ihtimali artmaktadır.

devamı...
insulin-seker

VÜCUT KİTLE İNDEKSİ 35’ İN ALTINDA OLAN ŞEKER HASTALARINDA METABOLİK CERRAHİ

Tip 2 şeker hastalığı; böbrek hasarı, kalp krizleri, amputasyonlar, körlük gibi daha birçok hastalığa yol açarak ölümlere ve sakatlıklara neden olmaktadır. Şeker hastalığı diyet,egzersiz ve ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.İlaç tedavisi ile şeker hastalarının çoğunda amaçlanan hedeflere ne yazık ki ulaşılamamaktadır ve birçok hasta bu hastalığa bağlı organ hasarı nedeniyle kaybedilmektedir.

İlaç tedavisi ile şeker hastalığı kontrol altına alınamayan morbid obez ve vücut kitle indeksi daha düşük olan obez hastalarda metabolik cerrahi şiddetle önerilmektedir.

devamı...
revizyon

Tüp Mide Ameliyatında Kanama ve Kaçağı Önlemek Amacıyla Kesi Hattının Desteklenmesi

Tüp mide ameliyatı günümüzde en sık uygulanan obezite operasyonudur. Bu ameliyata bağlı komplikasyonların çoğu kesi hattından kaynaklanır. Bunlardan en sık görülenleri kanama ve kaçaklardır.

Kanama ve kaçağı önlemedeki önemli unsurlardan biri mide duvar kalınlığına uygun renkteki kartuşu seçmektir.Mide duvar kalınlığı cinsiyete göre farklılık gösterdiği gibi midenin kesilen yerine göre de farklılık göstermektedir.(Midenin alt kısmında duvar kalınlığı daha fazladır)

Bunun yanında oluşturulan tüp midenin çok dar yapılması ve bölgesel kanlanma bozukluğu da kaçakta önemli rol oynamaktadır.

devamı...
revsyon2

Obezite Cerrahisinde Revizyon

Hasta ilk uygulanan obezite cerrahisinden sonraki 18 ay içersinde fazla kilosunun %50 sinden daha azını kaybetmişse;
İlk operasyona bağlı uzun veya geç dönemde komplikasyon gelişti ise ;
Kilo verdikten sonra tekrar kilo aldı ise uygulanan ilk operasyon başarısız sayılır ve revizyon cerrahisi gündeme gelir.

Bir çok bariatrik cerrah başarısızlığa uğramış kısıtlayıcı(restriktif) bir cerrahi işlemi, emilimi bozucu (malapsorbtif) veya kombine (kısıtlayıcı+ emilimi bozan) bir yönteme çevirmeyi tercih eder.

devamı...
seker

METABOLİK CERRAHİ VE ŞEKER HASTALIĞI

Dünyada her 10 saniyede bir kişi şeker hastalığına bağlı organ hasarı yüzünden hayatını kaybetmektedir. Morbid obez hastalar arasında şeker hastalığı görülme oranı %25 in üzerindedir. Tip 2 şeker hastalığı olan şişman bireylerin günümüzdeki en efektif tedavisi metabolik ve bariatrik cerrahidir.

Bariatrik veya metabolik cerrahi geçiren tip 2 şeker hastalarının yaklaşık %80 i ilaç kullanmayacak şekilde hastalıktan kurtulurlar. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ,diyabet hastası olup BMI >35 olan ve BMI 30 -35 olup şeker hastalığı mevcut ilaçlar ile kontrol altına alınamayan hastalara bariatrik cerrahi önermektedir. Şeker hastalarında operasyon sonrası iyileşme kriterleri, ameliyatı takip eden 2 yıllık dönemde:

devamı...
reflu

MİDE REFLÜSÜ VE OBEZİTE CERRAHİSİ

Şişman kişilerde reflü görülme sıklığı yaklaşık %40- 50 civarındadır. Obez hastalarda reflüye bağlı görülen en sık şikayet göğüste yanmadır(%87). Bunu sırasıyla hışıltı(%40), ağıza aniden yüksek miktarda tükrük salgısı dolması(water brush)(%18), larinjit(%17) ve aspirasyon(%14) şikayetleri izler. Reflü hastalığına neden olan en önemli etmen geçici alt özefagus sfinkter(AÖS) gevşemesidir(transient lower esophageal sphincter relaxation)(TLESR).Buna neden olan ana etmen özellikle midenin kubbe(fundus) kısmındaki ilgili hücrelerin yemek sonrası gerilmesine bağlı uyarılmasıdır. Diğer bir etmen de gıda yutulurkan bu kapağın gevşemesidir.

Özellikle obez hastalarda yemek sonrası mide içi basıncı aşırı artmasına bağlı olarak bu kapak gevşeme epizodları daha sık yaşanmaktadır. Reflü hastalığına neden olan etmenlerden biri de yemek borusundaki hareket bozukluğudur. Yapılan çalışmalarda obez hastaların yaklaşık %40 ında yemek borusunda hareket bozukluğuna rastlanmaktadır. En sık görüleni nonspesifik hareket bozukluğudur(%57).

devamı...
Obezitenin İş Hayatındaki Olumsuz Etkileri

Çalışma Hayatında Obezitenin Olumsuz Etkileri

Çalışan bireylerin gerek sağlık, psikolojik veya fiziki olumsuz nedenlerden dolayı sahip oldukları aşırı kiloların özel ve iş hayatlarında başarısızlıklara neden olduğu gözlenmektedir. Yapılan bir çok araştırmaya göre çalışan bireylerin zayıflamak için tercih ettikleri yöntemler şöyle sıralanmaktadır;

* Diyet Programları (Medya yayınları, diyetisyen, arkadaş tavsiyeler v.b.)
* Spor Salonları
* Diyet + Spor Salonları
* Zayıflama Ürünleri
* Zayıflama İlaçları
devamı...
obezite-psikoloji

Obezite ve Psikoloji

Obezite tüm dünyada her geçen gün yaygınlığı hızla artan bir rahatsızlık olmaya başlamıştır. Hem yurt içi hem de yurt dışında yapılan çalışmalar obezitenin çok faktörlü bir rahatsızlık olduğunu göstermektedir.

Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda %30 ‘un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.

Obez insanların yaklaşık %10’unda yeme dürtüsünü kontrolde ciddi düzeyde sorunlar olduğu bilinmektedir. Yeme alışkanlıklarımızı belirleyen bu dürtüler ruhsal durumumuz ve alışkanlıklarımızla yakından ilişkilidir.

devamı...
estetik-gorunum-tup-mide

Estetik Bir Dış Görünüm İçin Tüp Mide Operasyonu

Aşırı kiloların kadınların hayatını kâbusa çevirdiği gerçeği şüphesizdir. Yıllarca süren diyet programları, bir süre sonra gidilmeyen spor salonu üyelikleri ciddi maddi kayıplara neden olmakla birlikte bir yanda da büyük fedakarlıklarla verilen kiloların midenizdeki Ghrelin hormonu yani açlık ve iştah hissini yaratan bölüm yüzünden yeniden aşırı yemek yemeye başlayacak ve verdiğiniz kiloları yeniden geri kazanılması sizi hepten mağlubiyete ve psikolojik bunalımlara itmeye neden olacaktır.

Özellikle çalışan bayanlar için aşırı kilolar iş hayatına 1 – 0 yenik başlamaya mecbur bırakır. Kıyafet problemleri, elbiselerinizden belli olan sarkmış kilolar, terleme ve kötü koku, yöneticileriniz veya müşterileriniz karşısında kariyeriniz açısından maalesef puan kaybetmenize neden olmaktadır.

devamı...
WhatsApp chat